Bir gün öncesinden acaba iskorpit kendini Sarayburnu kayalıklarında kendini gösterirmi düşünceleri aklıma düşmesiyle en azından kısa bir zaman dilimide olsa diyerek c.tesi günü saat 18:00 - 23:00 arası denemeliyim diyerek sevgili Barış (barisozulu) kardeşime bir özel mesaj atarak gelirmisin diye fikrini aldım. Oda uzun süredir bir zaman yaklaşsada ortak aşkımız olan iskorpitle tanışsak diye sanki bir çağrı ve fitili ateşlemek lazımmış. Nerde, nezaman hangi yem konularını bitirdikten sonra. Bir baktıkki Galata ekibinin planlarının değişmesi ile gerekli irtibat kurlularak aramıza Yunus'ta katıldı. Gerçi kendisi gün boyunca kendini herkesten soyutlamış ve boğaz havası doya doya almış ancak muhabbet olacakta ben olmayacakmıyım diyerek yarım kova istavritle yanımızda. Av niyetimiz direk balık olmadığı sadece iskorpit seviyesini ölçmek idi fakat avlağımıza vardığımızda su ve rüzgar gördüğümde tamam su ve akıntı süper en azından takım takılması konularında sorunsuz bir kaç saat geçririz diyerek başladık takım ve oltalarımızı hazırlamaya. İşte ne oldu ise tam o andan sonra oldu ve sanki deniz ve hava bizi beklercesine, deniz kıyıyı, rüzgarda kıyıda bizi dövmeye başladı belki aklınızdan yok daha neler diyen olabilir ve 15-20 dakikada havamı değişir diyebilir ancak avlağımızda bir çok kez avlanmama rağmen ordaki akıntı hızını ve kıyıyı direk dövmesini ani değişimle ilk defa gördüm. Ve sizlerinde tahmin edeceğiniz gibi bir kaç takım heder ederek avımızı sonlandırdık ancak muhabbet tam hız devam ederken bir telefon ve rahat duramayan biri daha Alper ben Eminönü'ndeyim tam neredeysiniz derken Yunus gidip kendisini aldı ve ondan sonra tüm planlar değişti. Saat 23:00 e kadar planlanan maceramız muhabbet muhabbeti açarak saat 03:30 u buldu ve sabaha karşı evlere dönüşümüz gerçekleşti. Bir ara Aytekin abi çay için niyetlendi ama sanırım gerekli izin prosüdürünü tamamlayamadı.Gece sonunda avlak ve av konusunda o kadar tersliğe rağmen ortak kanı muhabbet ve gırgır süperdi düşünceleri ortak kanı idi ve birlikteliğin verdiği huzur ile inşallah bir dahaki sefere balık zevkinide yaşamak niyeti ile diyerek gecemizi sonlandırdık.
Geceden Anektodlar;
1- Barış'ın yok buhava ve dalga ne olursa olsun ben bu balığı yakalarım diyerek su ile bire bir buluşması ve ateş başı kuruma operasyonu.
2- Yunus'un gençliğindeki maceraları ve maceralrın aramızda şifrelenmesi...
3- Alper'in herzamanki illaki muhabbet ve gırgır olsun askerlik anıları.
4- Benim hakkımda da onlar ekleyeceklerdir onlara bırakıyorum.
5- Yunus'un yemli istavritlerini ızgara yaparak karnımızı doyurmamız. Ya Yunus ya istavritler olmasaydı ne yapacaktık yahu...
6- Güncel siyasi ortam üzerinde mülahazalar ve düşünceler.
7- Telden tele atlayarak muhabbetin zirvesi.
Hava çok soğuk olmamakla birlikte ortamın sıcaklığını anlatan fotolar az çok herşey hakkında fikir verecektir.
Şimdilik ekleyeceklerim bukadar olmakla birlikte dostlarım ile birlikte olup geçirdiğim neşeli bir gece için kendilerine teşekkür ederim. Şimdilik hoşçakalın...![]()

LinkBack URL
Linkbackler ile ilgili
Gece sonunda avlak ve av konusunda o kadar tersliğe rağmen ortak kanı muhabbet ve gırgır süperdi düşünceleri ortak kanı idi ve birlikteliğin verdiği huzur ile inşallah bir dahaki sefere balık zevkinide yaşamak niyeti ile diyerek gecemizi sonlandırdık.
Alıntı













Paylaş